Uzay madenciliğine sınır getirilebilir!

Bilim insanları uzay madenciliğine sınır getirilmesi konusunun oldukça önemli olduğunu ve bir an önce konuşulması gerektiğini, aksi taktirde durumun krize neden olabileceğini savunuyor. Hangi bölgelerin ve ne kadarının madencilikten korunması gerektiği ile ilgili detaylar haberimizde.

Uzay madenciliğine sınır getirilebilir!

Bilim insanlarının önerisine göre Güneş sisteminin yüzde 85’i, insan gelişimi sınırları dışında bırakılmalı. Böylece değerli madenler, mineraller ve diğer değerli malzemelerin madenciliğinin yapılabilmesi için Güneş sisteminin yüzde 15’i kadar bir alan ayrılmış olacak.

Böylelikle el değmemiş alanları, insan etkinliklerinin en kötü etkilerinden korumayı sağlayacak. Ana hedef ise insanlığın erişebildiği tüm kaynakları tüketmesini engellemek olacak.

Sınır getirilmezse ileride krize neden olabilir

Bilim insanları konunun oldukça önemli olduğunu ve bir an önce konuşulması gerektiğini savunuyor. Smithsonian Astrofizik Gözlemevinden Astrofizikçi Martin Elvis “Eğer bu konuyu şimdi konuşmazsak, her zaman olduğu gibi bir düzenleme olmadan hareket edeceğiz ve birkaç yüzyıl içinde, şu anda Dünya’da yaşadığımızdan çok daha kötü bir krizle karşılaşacağız. Güneş sistemini tükettiğinizde gidebileceğiniz bir yer kalmayacak.” ifadelerine yer verdi.

Son zamanlarda sıkça gündeme gelen uzay madenciliği haberlerinden de tahmin edeceğiniz üzere, uzay madenciliği şirketleri asteroitlerde bulunan katrilyonlarca Lira değerindeki demir ve değerli metallerin peşine düşmüş durumda. Ayrıca Ay’da bulunan trilyonlarca ton su ve değerli minerallerin çıkarılması için de çalışmalar yürütülüyor. Britanya’da Asteroid Mining Corporation, önümüzdeki yıllarda yörüngeye bir uydu göndererek yakınlardaki asteroitlerde maden aramayı hedefliyor olması buna en yakın örneklerden biri.

Uzayda çıkarılacak çoğu madenin uzayda yaşam alanları inşa etmek ve roket yakıtı üretmek için kullanılması planlanıyor. Tabi bunun yanında platin ve altın gibi değerli madenler Dünya’ya gönderilebilir. Avrupa Uzay Ajansı, Ay’da bir köy kurarak Ay yüzeyinde bina ve ekipman kurulumu yapma planları hazırlıyor. Öte yandan Ay’ın kutup bölgelerinde donmuş halde bulunan suyun hidrojen ve oksijene ayrıştırılarak, Dünya yerine Ay’dan kalkacak roketler için yakıt olarak kullanılması da gündemde. Ay’ın bir yakıt istasyonu görevi görmesi ile ilgili çalışmaların bulunduğuna dair konuya bu haftaki haberimizde de yer vermiştik.

İnsanoğlu erişebildiği madenleri hızla tüketilebilir

Londra Kings Koleji’nden Tony Miligan adlı felsefeci ile birlikte çalışan Elvis, insanların güneş sistemindeki en erişilebilir kaynakları ne kadar sürede tüketeceğini hesapladı. Buna göre, yılda yüzde 3,5 büyüyen bir uzay madenciliği endüstrisi ile Güneş sisteminin sekizde birindeki kaynakların çıkarılması 400 yıl sürebilir.

Güneş’ten ya da Güneş sistemindeki gezegenlerin tamamından daha büyük bir kütleye sahip olan Jüpiter’den maden toplamak zor olacağı için araştırmacılar asteroitleri, Ay’ı, Mars’ı ve diğer kayalık yüzeyli gezegenleri uzay madenciliği için daha gerçekçi hedefler olarak görüyor. Elvis, asteroit kuşağındaki demirlerin sekizde birinin, Dünya’daki demir rezervlerinden bir milyon kattan daha fazla olduğunu ve bunun bize yüzlerce yıl yeteceğini ifade ediyor.

Peki hangi bölgeler madencilikten korunmalı?

Bilim insanları Acta Astronautica için yazdıkları yazıda, Mars’ta bulunan Valles Marineris adlı Güneş sisteminin en büyük kanyonunun, tıpkı Dünya’daki Büyük Kanyon gibi korunması gerektiğini söylüyorlar.

Elvis, başka bölgeler olduğunu da söylüyor: “Ay’ın geceleri aydınlanan yüzeyinde şehirler kurulmasını istiyor muyuz? Bu ilham verici mi olurdu yoksa korkutucu mu? Ya da Satürn’ün halkaları… Çok güzel görünüyorlar ve neredeyse tamamen saf sudan oluşuyorlar. Bunları kullanmak ve yaklaşık 100 yıl içinde tamamen yok olmalarına sebep olmak doğru mu?”

Her şey planlandığı gibi giderse önümüzdeki 10 yıl içinde ilk uzay madenciliği görevlerini gerçekleştirmeye başlayacağız” diyen Elvis “Bu başlayınca, birisi çok büyük bir kazanç elde ettiğinde, ABD’de yaşanan ‘Altına hücum‘ olayı gibi bir durum yaşayabiliriz. Bunu ciddiye almak zorundayız.” ifadelerine yer verdi.